Ana içeriğe atla

11. SINIF EDEBİYAT KAPSAMLI YAZILI KONU ANLATIMI

 

1. BÖLÜM: EDEBİYAT VE GERÇEKLİK, METİN SINIFLANDIRMALARI

11. sınıf Türk Edebiyatı dersinin ilk ünitesi, edebi metinlerin temellerine, gerçeklikle kurduğu ilişkiye ve özellikle **Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı**'na zemin hazırlar. Başarı için bu kavramları derinlemesine anlamak önemlidir.

I. Edebiyat ve Gerçeklik İlişkisi: Kurmaca

Edebiyat, bilim gibi gerçekliği nesnel biçimde kaydetmez; tam tersine, var olan gerçekliği sanatçının bakış açısıyla, duygu ve hayalleriyle yeniden inşa eder. Edebi eserdeki bu yeniden yaratılmış dünyaya **kurmaca gerçeklik** denir.

  • Nesnel Gerçeklik: Herkes tarafından kabul edilen, somut ve kanıtlanabilir olgulardır. (Örn: İstanbul Boğazı'nın coğrafi konumu).
  • Kurmaca Gerçeklik: Yazarın dili kullanarak yarattığı, inandırıcı ama kurgusal dünyadır. Okuyucu, eseri okurken bu kurgusal dünyaya kendini kaptırır.

II. Edebiyat ve Bilim İlişkisi

Edebiyat, insanı, toplumu ve yaşamı konu aldığı için başta Tarih, Sosyoloji ve Psikoloji olmak üzere birçok bilim dalıyla etkileşim içindedir. Bu ilişkiler, edebi metinlerin içeriğini zenginleştirir ve edebi esere derinlik katar.

1. Edebiyat – Tarih İlişkisi

Bir edebi eser, yazıldığı dönemin toplumsal, siyasal ve kültürel olaylarını arka plan olarak kullanır. Tarihi romanlar, destanlar ve bazı şiirler doğrudan tarihsel olayları konu alsa da, aralarındaki fark esastır:

  • **Tarih:** Olayları belgelere dayalı, nesnel ve kronolojik olarak açıklar. Amacı bilgi vermektir.
  • **Edebiyat:** Tarihî olayların birey üzerindeki etkilerini, duygusal sonuçlarını, öznel bir yorumla ve estetik bir dille sunar. Amacı estetik haz ve duygu uyandırmaktır. (Örn: Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban romanı, Kurtuluş Savaşı dönemini anlatırken, aydın-halk çatışmasını psikolojik ve sosyolojik boyutta işler.)

2. Edebiyat – Sosyoloji İlişkisi

Sosyoloji, toplumsal yapıları ve kurumları incelerken, edebiyat bu yapıların birey yaşamındaki yansımalarını gösterir. Toplumsal değişimler, sınıfsal farklılıklar, gelenekler ve kültür çatışmaları, özellikle roman ve tiyatro türlerinin başlıca besin kaynağıdır. (Örn: Orhan Kemal'in eserlerinde Çukurova’daki işçi ve köylü sınıfının hayatı.)

3. Edebiyat – Psikoloji İlişkisi

İnsanın iç dünyası, edebiyatın en zengin alanıdır. Psikoloji biliminin sağladığı verilerle, edebi metinlerde karakterlerin bilinçaltı, rüyaları, motivasyonları, iç çatışmaları ve ruh halleri derinlemesine incelenir. (Örn: Peyami Safa'nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nda hastalık psikolojisi ve bireyin içe kapanıklığı.)

III. Metinlerin Sınıflandırılması: Temel Ayrım

Metinler, farklı amaçlar ve dil kullanımları nedeniyle iki ana gruba ayrılır. Bu ayrım, bir metnin ne için yazıldığını anlamamızı sağlar.

Metin Sınıflandırmasının Kriterleri:

Metinleri ayırırken iki temel soru sorarız: 1) Metnin temel amacı nedir? (Bilgi vermek mi, estetik zevk vermek mi?) 2) Metin hangi dil işlevini kullanıyor? (Göndergesel mi, şiirsel mi?)

A. Sanatsal (Edebi) Metinler

Okuyucuda estetik zevk uyandırmak, duygu, hayal ve düşünceleri yoğun ve etkileyici bir dille aktarmak amacıyla yazılır.

  • Dil: Şiirsel (Sanatsal) işlevde kullanılır. Mecazlar, söz sanatları ve çağrışım gücü yüksektir.
  • Gerçeklik: Kurmacadır (özneldir).
  • Anlam: Çok anlamlıdır, yoruma açıktır.
Sanatsal Metinlerin Alt Türleri:
  1. Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler: Şiir.
  2. Olay Çevresinde Oluşan Metinler:
    • Anlatmaya Bağlı Metinler (Roman, Hikâye, Masal, Destan, Halk Hikâyesi).
    • Göstermeye Bağlı Metinler (Tiyatro: Trajedi, Komedi, Dram).

B. Öğretici Metinler

Okuyucuya bilgi vermek, bir konuyu açıklamak, nesnel gerçekliği yalın ve sade bir dille aktarmak amacıyla yazılır.

  • Dil: Göndergesel işlevde kullanılır. Açık, yalın ve anlaşılır bir dil esastır.
  • Gerçeklik: Nesneldir (kanıtlanabilir).
  • Anlam: Tek anlamlıdır, yoruma kapalıdır.
Öğretici Metinlerin Alt Türleri:
  • **Gazete Çevresinde Oluşanlar:** Makale, deneme, fıkra (köşe yazısı), eleştiri, haber yazısı, mülakat, röportaj.
  • **Kişisel Hayatı Konu Alanlar:** Anı (hatıra), günlük, gezi yazısı, biyografi, otobiyografi, mektup.

2. BÖLÜM: COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR İNCELEMESİ)

Şiir, ritim, ahenk, yoğunluk ve estetik kaygıyla yazılan, duyguları merkeze alan edebi türdür. Şiir, ahenk unsurları, yapı birimleri ve anlam katmanları ile incelenir.

IV. Şiirde Yapı, Ahenk ve Ritim

1. Şiirde Yapı Birimi (Nazım Birimi)

Şiiri oluşturan dizelerin gruplandırılmasıdır:

  • Dize (Mısra): Şiirin en küçük birimi.
  • Beyit: İki dizeden oluşur (Divan edebiyatının temelidir).
  • Dörtlük (Kıta): Dört dizeden oluşur (Halk edebiyatının temelidir).
  • Bent: Üç, beş veya daha fazla dizeden oluşan gruplardır (Modern şiirde sıkça kullanılır).

2. Şiirde Ahenk Unsurları

Şiire müzikalite ve ritim katan, okunuşunda kulağa hoş gelen ses ve şekil benzerlikleridir.

a) Ölçü (Vezin)

Dizelerin belli bir ritme göre düzenlenmesidir.

  • Hece Ölçüsü: Dizelerdeki hece sayılarının eşitliğine dayanır. Türk şiirinin milli ölçüsüdür. (Örn: 7'li (4+3), 8'li (4+4), 11'li (6+5) kalıpları önemlidir).
  • Aruz Ölçüsü: Hece uzunluklarına (açık/kapalı) dayanan ölçüdür. Divan edebiyatında kullanılmıştır.
  • Serbest Ölçü: Hiçbir kurala bağlı olmayan, hece sayısı ve ritmik düzeni serbest olan modern şiir ölçüsüdür.
b) Ses Tekrarı (Kafiye, Redif, Aliterasyon, Asonans)
Kavram Tanım Örnek
Redif Dize sonlarında, **yazılış, okunuş ve anlamları (görevleri) aynı** olan ek veya kelime grubudur. **Kafiyeden sonra gelir.** Gözümden yaşlar **akar**
Gönlümde ateş **yakarr**
(Burada -ar eki **redif**tir, çünkü görevleri (fiil köküne gelmiş şimdiki zaman eki) aynıdır.)
Kafiye (Uyak) Dize sonlarında, anlamları ve görevleri farklı, sadece sesleri aynı olan sözcüklerdir. **Kafiyeler rediften önce gelir.** Elimde **gül**
Ötüşüyor **bülbül**
(-ül sesleri tam uyaktır.)
Aliterasyon Bir dize veya cümlede ahenk sağlamak amacıyla aynı **ünsüz (sessiz)** harfin sıkça tekrarlanmasıdır. **F**ısıltıdan **f**ısıltıya **f**eryatla **f**ırtına.
Asonans Bir dize veya cümlede ahenk sağlamak amacıyla aynı **ünlü (sesli)** harfin sıkça tekrarlanmasıdır. K**a**rşım**ı**zd**a**n g**e**çen t**a**ş y**o**ll**a**r (A ve E ünlülerinin tekrarı).
c) Kafiye Çeşitleri

Kafiye, dize sonundaki ses benzerliğinin sayısına göre adlandırılır.

  • Yarım Kafiye (Tek Ses): Tek ses benzerliği. (Örn: yar / kar).
  • Tam Kafiye (İki Ses): İki ses benzerliği. (Örn: gider / eder).
  • Zengin Kafiye (Üç ve Üstü Ses): Üç veya daha fazla ses benzerliği. (Örn: **aşkın** / **taşkın**).
  • Tunç Kafiye: Bir sözcüğün diğer sözcüğün içinde tamamen yer almasıdır. (Örn: kaya / **yaya**).
  • Cinaslı Kafiye: Yazılışları aynı, anlamları farklı olan sözcüklerle yapılır. (Örn: Bağrımda açan **gül** / Bir daha **gül**).

3. Kafiye Şemaları (Uyak Düzeni)

Şiirde kafiyelerin diziliş biçimidir (A, B, C gibi harflerle gösterilir).

  • Düz Uyak (A A A B): Genellikle halk edebiyatı (dörtlük) ve mesnevilerde görülür. (Örn: 1. dize (A), 2. dize (A), 3. dize (A), 4. dize (B)).
  • Sarma Uyak (A B B A): Modern şiirde ve Batı edebiyatında yaygındır. (Örn: 1. dize (A), 2. dize (B), 3. dize (B), 4. dize (A)).
  • Çapraz Uyak (A B A B): Genellikle Batı edebiyatı etkisindeki şiirlerde kullanılır. (Örn: 1. dize (A), 2. dize (B), 3. dize (A), 4. dize (B)).

V. Şiir Türleri

Şiirler, ele aldıkları konulara ve verdikleri duyguya göre sınıflandırılır:

  • Lirik Şiir: Duygusallık, aşk, ayrılık, özlem, coşku gibi iç dünyayı anlatan şiirlerdir. Duygu yoğunluğu en yüksek türdür. (Örn: Cahit Sıtkı Tarancı şiirleri).
  • Epik Şiir: Kahramanlık, savaş, yiğitlik ve tarihî olayları coşkulu bir dille anlatan şiirlerdir. (Doğal Epik ve Yapay Epik olarak ikiye ayrılır. Örn: Destanlar).
  • Didaktik Şiir: Bir konuda bilgi veya öğüt vermek, ders vermek amacıyla yazılan şiirlerdir. (Sanatsal değerden çok öğreti ön plandadır. Örn: Mehmet Akif Ersoy'un bazı şiirleri).
  • Pastoral Şiir: Doğa güzelliklerini, kır yaşamını, çoban hayatını ve köy yaşantısının huzurunu anlatan şiirlerdir. (Örn: Tevfik Fikret'in Balıkçılar şiiri).
  • Dramatik Şiir: Tiyatro metinlerinde (trajedi, komedi) kullanılan, karşılıklı konuşma veya monolog şeklinde yazılan şiirlerdir.
  • Satirik Şiir: Toplumun veya bireylerin kusurlu, eksik yönlerini mizah ve eleştiri yoluyla iğneleyici bir dille anlatan şiirlerdir (Yergi). (Örn: Nef’i'nin hicivleri).

3. BÖLÜM: EDEBİ AKIMLAR VE CUMHURİYET DÖNEMİNE GİRİŞ

VI. Edebi Akımlar (Akımlar, Edebi Metnin Arka Planı)

Sanatçıların eserlerinde ortak dünya görüşü, estetik anlayışı ve kuralları benimseyerek oluşturdukları sanat hareketleridir. Edebi akımlar, bir dönemi ve o dönemin sanatçılarını anlamak için kritiktir.

1. Klasisizm (Kuralcılık)

  • Ortam: 17. yüzyıl Fransa.
  • Özellikler: Akıl ve sağduyu esastır. Mükemmellik, kuralcılık, doğayı taklit önemlidir. Konular eski Yunan ve Latin edebiyatından alınır.
  • Temsilciler (Türk): Şinasi (Tercüme-i Manzume).

2. Romantizm (Coşkunluk)

  • Ortam: 18. yüzyıl sonu, Klasisizm'e tepki olarak doğdu.
  • Özellikler: Duygu, hayal ve coşku ön plandadır. Sanatçı, eserde kişiliğini gizlemez. İyi-kötü, güzel-çirkin karşıtlıkları sık kullanılır.
  • Temsilciler (Türk): Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Recaizade Mahmut Ekrem (İlk dönem).

3. Realizm (Gerçekçilik)

  • Ortam: 19. yüzyıl ortası, Romantizm'e tepki olarak doğdu.
  • Özellikler: Gözlem, belge ve nesnellik esastır. Hayal gücünden kaçınılır. Çevre tasvirleri, karakterlerin psikolojik ve sosyal tahlilleri önemlidir. Sanatçı eserde kişiliğini gizler.
  • Temsilciler (Türk): Recaizade Mahmut Ekrem (Araba Sevdası), Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Refik Halit Karay.

4. Natüralizm (Doğalcılık)

  • Ortam: 19. yüzyıl sonu, Realizm'in ileri aşamasıdır.
  • Özellikler: Bilimsel deney, soyaçekim (determinizm) ve çevre önemlidir. Sanatçı, adeta bir bilim adamı gibi toplumu inceler ve gözlemlerini aktarır. Kaba ve argo ifadelere yer verilir.
  • Temsilciler (Türk): Hüseyin Rahmi Gürpınar, Nabizade Nazım.

5. Parnasizm

  • Özellikler: Şiirde Realizm'dir. "Sanat için sanat" anlayışını savunur. Biçim mükemmelliği ve dış güzellik önemlidir. Duygu yerine nesnel tasvirler ön plandadır.
  • Temsilciler (Türk): Tevfik Fikret (şiirlerinde), Yahya Kemal Beyatlı.

6. Sembolizm

  • Özellikler: Parnasizm'e tepki olarak doğdu. Duyguları semboller ve izlenimler aracılığıyla, kapalı bir dille anlatmayı amaçlar. Müzikalite (ahenk) önemlidir. Anlam kapalılığı vardır.
  • Temsilciler (Türk): Ahmet Haşim, Ahmet Muhip Dıranas, Cahit Sıtkı Tarancı.

VII. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın Oluşumu (Giriş)

11. sınıfın ana konusu olan Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı, 1923 yılında Cumhuriyet'in ilanıyla başlar. Ancak temelleri 1911'deki **Fecr-i Ati** ve özellikle 1917 sonrası **Milli Edebiyat** akımına dayanır.

Cumhuriyet Döneminin Temel Özellikleri:

  • **Dil:** Öztürkçeleşme çabaları hız kazanır. İstanbul Türkçesi, yazı dili olarak kabul edilir. Dildeki sadeleşme, sanatçıların her kesime ulaşmasını sağlar.
  • **Tema:** Toplumcu temalar (Anadolu, Köy hayatı, Atatürk ilke ve inkılapları, milli kültür) merkeze alınır. Bireyin iç dünyası, modern yaşamın sorunları ve ruhsal bunalımları da işlenir.
  • **Çeşitlilik:** Şiir, Roman ve Tiyatroda büyük bir tür çeşitliliği yaşanır. Tek bir sanat anlayışı yerine, farklı zevk ve anlayışta birçok grup bir arada var olur (Yedi Meşaleciler, Garipçiler, İkinci Yeniciler gibi).

Önemli Geçiş Dönemi: Milli Edebiyat (1911-1923)

Cumhuriyet dönemi edebiyatçıları, büyük ölçüde Milli Edebiyat akımının başlattığı dilde sadeleşme ve Anadolu'ya yönelme prensibini devam ettirmişlerdir. Bu yüzden Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin ve Mehmet Emin Yurdakul gibi isimler, Cumhuriyet döneminin öncülüğünü yapmıştır.

Cumhuriyet Döneminde Şiir Grupları (Giriş)

Yazılıya hazırlık için ilk ünitede genellikle bu akımların genel özellikleri istenir:

Cumhuriyet Dönemi şiiri, farklı sanat anlayışlarının birleşmesiyle karmaşık ama zengin bir yapıya sahiptir. Bu dönem şiirini anlamak için, ana akımları bilmek gerekir:

Şiir Anlayışı Temel Özellikler Temsilciler (İlk Dönem)
1. Öz Saf Şiir Anlayışı Şiir, bir bilgi kaynağı değil, duygu ve estetik kaygıdır. Sanat için sanat. Dilde titizlik, ahenk ve biçim mükemmeliyeti esastır. (Örn: Sembolizmin etkisi). Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Necip Fazıl Kısakürek.
2. Yedi Meşaleciler (1928'de kuruldular). Cumhuriyet'in ilk topluluğu. "Sanat daima yenilik, canlılık, samimiyet ister." dediler. Şiirde empresyonizm (izlenimcilik) etkisi görülür. Çok etkili olamadılar. Kenan Hulusi Koray (tek hikayeci), Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Vasfi Mahir Kocatürk.
3. Serbest Nazım ve Toplumcu Şiir Nazım Hikmet'in öncülüğünü yaptığı akımdır. Geleneksel ölçüleri (hece ve aruz) reddeder, serbest nazmı kullanır. Siyasi ve sosyal mesaj verme kaygısı, halkın sorunları, marksist ideoloji önemlidir. Nâzım Hikmet Ran, Ercüment Behzat Lav.

BU KAPSAMLI ÖZET, 11. SINIF EDEBİYAT 1. DÖNEM 1. YAZILISINDAKİ TÜM KAVRAMSAL VE TÜR BİLGİLERİNİ İÇERMEKTEDİR. BAŞARILAR!